top of page


Altı Çizili Dostluklar
Geçenlerde bir yerde, aynı satırları çizdiğiniz dostlarınız olsun diye bir söz okudum. Epeyce düşündüm bu söz üzerine. Kelimelerin ötesine geçmiş manalara dikkat kesilince, bu basit cümleler ne kadar da büyük anlam kazanıyorlar. Dostluğun sessiz bir kanıtıydı demek aynı satırları çizmek. Kitap okurken kalemim de mutlaka yanımda olur. Hatta hemen her zaman kitabımın arasındadır. Çok beğendiğim ya da üzerinde düşünmek istediğim cümlelerin altını çizer, bilmediğim kelimeleri no
Safiye YILMAZ
2 dakikada okunur


Aslan Şehri
İsmini ilk olarak, şu anda melodisini bile hatırlamadığım bir şarkıda duymuştum. Garip bir ülke olmalı diyordum, ne değişik bir ismi var. Çocukluk işte! O zamanlar günün birinde bu ülkenin topraklarında yürüyüp denizini seyredeceğim hayalimden bile geçmezdi. Bu şehrin de diyebiliriz. Çünkü ülkede hepi topu sadece bir şehir var. Dört ay Malezya’da kalıp da yanı başındaki Singapur’a gitmesek olmazdı. Her ne kadar İtalya’dan millerce mesafe uzakta olsak da senelerce Akdeniz kül
Rabia Berna TÜMKOR
3 dakikada okunur


Bir Şişe Suda Kopan Fırtına
Etiyopya topraklarına ayak basar basmaz bizi tüm kabilelerin alışveriş yaptığı bir pazara götürdüler. Arabadan iner inmez bol toz ve üzerimize çevrilmiş birçok meraklı göz bize "merhaba" dedi. Küçük bir dere etrafında insanlar, hem çamaşırlarını hem de kendilerini yıkıyorlardı. Aynı zamanda sıska, kemikleri çıkmış birkaç hayvan da sularını içmekteydi. Derenin etrafında ise bez parçalarından oluşan tezgâhlarda minyatür oyuncaklar gibi gözüken renkli birkaç sebze ile kolye gibi
Özge ANGI
2 dakikada okunur


Ebemkuşağı
Keşke şimdi Ülfet annem yanımda olsa, kapıdan başını uzatsa, “Guzuuuummm, hayırlı sabahlaaa… Günaydınla oluvesin,” dese. Bir bardak limonlu ıhlamurun buğusunu burnumun ucunda sarkaç gibi sallasa. Devam etse. “Öskürü öskürü bitmediii. Accık içive gari.” Beni iyileştiren ıhlamur değil, bilmiyor. Sevilmek, önemsenmek... Yumuşacık bir dokunuş olduğunu bilmeden devam ediyor. Babamın teyzesi, babaannemin yadigarı, bir tek onun yanında ben olabildiğim Ülfet anne ile Mustafa amcamın
Sibel KARACA
4 dakikada okunur


Yeni Yıl 2025
Sevim, solgun yüzünün camdaki donuk yansımasına baktı. O sırada eşi Besim mutfağa girdi. “Masa hazır, çocuklar birazdan gelecek. Gel, otur dinlen biraz,” dedi. Başını iki yana salladı, “Sağ ol ama keşke çağırmasaydın. Sürünüyorum, hiçbir şeye faydam yok” “Olur mu? Tam da bu yüzden çağırdım. Azıcık enerjin değişir, kendini hatırlarsın.” Sandalyeye otururken içini çekti “Yeni evliler ilk yılbaşlarını gönüllerinin istediği yerde kutlasalardı keşke,” dedi Sevim. Besim keyifle
Hülya HİÇYILMAZ
3 dakikada okunur


O,Sen,Ben,Kadın...
“Çantasını omzuna attı, trene atladı.” Bu cümleden yola çıkarak bir öykü yazacaksın. Bilgisayarda yeni bir dosya açıyorsun. Dosyaya ‘Tren’ adını koyuyorsun. Düşünüyorsun. Kadın trenle, sırtına atabileceği küçük, hafif bir sırt çantasıyla nereye gidiyor olabilir? Neden kadın dediğini düşünüyorsun birden. İyi, kadın olsun. Sen de kadınsın. Senin yolculukların hep önceden planlanmıştır. Şimdi planı öykündeki kadın için yapıyorsun. Nereye gidiyor? Trenin nereden kalkacağına kar
Nermin ŞENOL
4 dakikada okunur
bottom of page