top of page


Nasıl Mıyım?
“Nasılsınız ağabey? Günaydın!” diye sordu sokağımızın köşesindeki tombik simitçi. Saat sabah altıyı biraz geçiyor, genç adam dükkânının önünü süpürüyordu. Kelimelere fazla takılmam ama, neden günaydını önce demedi de “Nasılsınız?” diye başladı söze? Benimki de merak işte. Gözlerinde yarı uykulu, bolca soru işaretli bir ifade, elindeki çalı süpürgesinin sapına iki elinin avuç içlerini dayadı, “Hayırdır ağabey, bu sabah erkencisiniz," dedi, “Bir yaramazlık yoktur inşallah…”
Engin ÇOLPAN
3 dakikada okunur


Huysuz
Kapıdan girdiğinde fön makinelerinin gürültüsü ve yanık saç kokusu içini kaldırdı. Bir köşede manikür yaptıran Nermin'i gördü. Gülümsedi. Elindeki poşetlerle kapalı kapıya ilerledi. "Zımpara gibi ellerini nasıl düzelttirecek bakalım." Birkaç adım sonra kuaför koltuğunda başına sprey boca edilen annesini fark edince "Hasibe Hanım'a bak sen! Herkes şıkır şıkır."... Üzerine göz gezdirip "Bunlar benden hevesli valla."... Kuaför Emine Hanım'ın "Ooo düğünün en önemli kişisi bur
Seçil ŞAHİN
3 dakikada okunur


O...
Bu sabah kumsalda gördüm Faruk Bey‘i. Bembeyaz saçları dalgalanıyordu rüzgârda. "Günaydın." dedim. "Hoşgeldiniz." dedi. "Nasılsınız, iyi misiniz? Yeni yazımız hayırlı olsun." diyerek gülümsedim. "Sağol kızım. Size de..." dedi. Kimse yoktu yanında. "Eşiniz gelmemiş henüz." Kısa kesik cümlelerle anlattı biraz. Kışın rahatsızlanmış eşi. Tedavi görüyormuş altı aydan beri. Daha iyiymiş ama. Onlar karı koca bu küçük koyun ayrılmaz müdavimlerindendi. Koyun girişinde hemen
Ümit DENER
3 dakikada okunur


Tortu
Yeni gelin bu akşam kayınvalidesi ve kayınpederini ağırlamanın heyecanını yaşıyordu. Mutfakta ise altı kısık tencerelere, fokurdayan çaydanlık da eşlik etmeye başlamıştı. Ortalığı taze yeşilliklerin kokusu doldurdu. Maydanoz, salatalık, reyhan ve yeşil soğan. İnsanın iştahını kabartıyordu kokular. "Gökhan, salatanın sosu için üst raftan sosluğu verir misin?" Buzdolabından limonu aldı. Zeytinyağını sosluğa boşalttı. Tezgâhın üzerindeki nar ekşisine uzanırken elindeki soslu
Seçil ŞAHİN
3 dakikada okunur


Kızım Evleniyor
Şu yılan gözlü oğlanın nesini beğendin, ahh güzel kızım? Yılan gibi sinsice sokulmuştur kızıma. Kim bilir ne yalanlarla aklını çelmiştir. Yılann, yılaann… Elini yüzünde gezdirdi. Haykırmak, bağırarak ağlamak istiyordu. En iyi özel okullarda okuttuk. Bütçemizi zorladık yurt dışına gönderdik. Sonuç; yılan gözlü, fasulye sırığı oğlan az sonra damadımız olacak. Ya dudakları... Bir dudak yerde, bir dudak gökte botoks yaptırmış gibi. “Ne yapıyorsun Haldun? Kendine gel. Gelin ar
Cemile CAN
3 dakikada okunur


Karşı Bahçenin Çocukları
Sokağın adı eskiydi. Öyle belediyenin değiştirdiği, tabelası sökülüp yerine yenisi takılan türden bir eskilik değil. İnsanların ağzında kalmış bir isimdi bu. Bazı sokaklar haritalardan silinse de hafızadan silinmiyordu çünkü. Yolunu tarif eden herkes aynı yerde sesini yavaşlatıyor, aynı dönüşte geçmişe basar gibi dikkatli yürüyordu. Sonbaharda bu sokak daha erken kararıyordu. Akşam ezanından önce bile gölgeler kaldırımlara çöker, rutubet duvar diplerinden yukarı yürür, ağaç

Arzu Buse ERASLAN
4 dakikada okunur
bottom of page