top of page


Kızım Evleniyor
Şu yılan gözlü oğlanın nesini beğendin, ahh güzel kızım? Yılan gibi sinsice sokulmuştur kızıma. Kim bilir ne yalanlarla aklını çelmiştir. Yılann, yılaann… Elini yüzünde gezdirdi. Haykırmak, bağırarak ağlamak istiyordu. En iyi özel okullarda okuttuk. Bütçemizi zorladık yurt dışına gönderdik. Sonuç; yılan gözlü, fasulye sırığı oğlan az sonra damadımız olacak. Ya dudakları... Bir dudak yerde, bir dudak gökte botoks yaptırmış gibi. “Ne yapıyorsun Haldun? Kendine gel. Gelin ar
Cemile CAN
3 dakikada okunur


Karşı Bahçenin Çocukları
Sokağın adı eskiydi. Öyle belediyenin değiştirdiği, tabelası sökülüp yerine yenisi takılan türden bir eskilik değil. İnsanların ağzında kalmış bir isimdi bu. Bazı sokaklar haritalardan silinse de hafızadan silinmiyordu çünkü. Yolunu tarif eden herkes aynı yerde sesini yavaşlatıyor, aynı dönüşte geçmişe basar gibi dikkatli yürüyordu. Sonbaharda bu sokak daha erken kararıyordu. Akşam ezanından önce bile gölgeler kaldırımlara çöker, rutubet duvar diplerinden yukarı yürür, ağaç

Arzu Buse ERASLAN
4 dakikada okunur


AMCAM
Yaşlı ve kırgın çınar ağaçlarımın altında yürürken geçmişin gölgelerini taşıyan pek çok apartmana bakmıyordum. Bir zamanlar kimi şeftali bahçesi kimi gül bahçesi kimi de yuvarlak balkonlarının altında minik palmiyeler taşıyan müstakil evler şimdi parlak camlarla sırıtan apartmanlara dönüşmüştü. Bense o eski sokağımda kalan birkaç yaşlı çınarın altında içimden taşan renkli hatıraların avına çıkmıştım galiba. Neredeyse iki yüz metrelik sokak boyunca kalan birkaç harap düşmüş
Tuba ARZIK
3 dakikada okunur


PORTAKAL
Rezervasyon için aramıştı. Telefondaki ses ‘‘Yarın gece için sadece bir odamız var efendim. Yedi metrekare alanlı en küçük odamız. Uygunsa sizin için ayırabiliriz. Zaten bir gece kalacaksınız hanımefendi,’’ demişti . "Yarın gece için ayırın lütfen,‘’ dedi. Gecelik ücretin tamamını otelin banka hesabına gönderdi. Şirket toplantısı için İstanbul’a gidecekti. Şişli Genel Merkez binasında yapılacaktı toplantı. Otel bu binaya yürüme mesafesindeydi. Bir ara aynı gün geri mi dönse
Ümit DENER
3 dakikada okunur


GARDIROP
Ellerim küçücük. Doğuştan var olan hüznüm ve mahcubiyetim sol yanımda. Kâküllerim gözlerime düşmüş. Ne de huzursuz eder akşamüstleri. Kaçınılmaz son gibi karanlığın çökmesi. “Allahu Ekber” dediği anda yine bir kabulleniş başlayacak karanlığı. Zaten derdim onunla değil, derdim arada kalmışlıkla. Karanlık ya da ölüm düşündüğüm kadar ürkütücü değildi hiçbir zaman. Bir lokum kokusu çekmecenin içinden gelen. Lokumun kokusu mu olur? Olur ya. Hindistan cevizi mesela, sütlü bir irmi

Zehra İlgün ÇAMLI
3 dakikada okunur


Cenaze Yemeği
Haberi alır almaz elime geçen ilk siyah kıyafetlerimi giyip Meliha teyzelere doğru evden çıktım. Gözlerimi mendille buluştururken arabaları kontrol etmekte zorlanarak, birkaçının kızgın kornası eşliğinde sağlık ocağının önündeki büyük caddeyi geçtim. Semt pazarının yanından ilerlerken, o eve artık Betüller veya Pınarlar mı diyeceğiz diye düşündüm. Betül, Pınar’ın büyüğü olduğu için herhalde Betüller deriz diye saçma bir hesap yaptım. O sırada gözyaşı bezlerimin ara verdiğini

Esra DUYAR
4 dakikada okunur
bottom of page